Birde Şu Sınav Stresi Olmasa
Öss sınavına hazırlanırken, önemli bir konuda,
heyecan ve stresi yenmeyi öğrenmektir. Sınava hazırlık aşamasında yapılan
deneme sınavlarıyla başlayan ve öğrencinin gerçek performansını ortaya
koymasını engelleyen sınav stresini nasıl yenebiliriz? bu konu üzerinde
duralım.
Sınav öncesinde ve sırasında ellerde
terleme, kalp çarpıntısının başlaması, el ve ayaklarda titremeyle birlikte
gelen boşalmalar, baş dönmesi gibi belirtiler bize sınav stresini çağrıştırır.
Öncelikle sınav stresinin nedenlerine
bakacak olursak; bana göre en temelde, yanlış benlik algısı yatmaktadır. Ben
yapamam, ben başaramam, zaten bu güne kadar her şeyi yüzüme gözüme bulaştırdım
gibi algılar sınav sırasında strese neden olmaktadır. Bir başka önemli neden
sınava yeterince hazır olmamaktır. Tam hakkıyla öğrenilmeyen, yeterince
çalışılmamasından dolayı yarım yamalak akılda kalan bilgilerde sınav öncesinde
ve sırasında strese neden olmaktadır. Bir başka neden ailenin sınav başarısı
konusunda öğrenciye baskı uygulamasıdır. Buradan sadece “bu sınavı
kazanmalısın, bu senin son şansın, kazanamazsan gözüme görünme “ gibi direk
baskılar anlaşılmamalıdır. Dolaylı baskılar da öğrenciler üzerinde olumsuz
etkilere yol açabilir. Bunlarda “yemedim yedirdim, giymedim giydirdim, saçımı
süpürge ettim yeter ki sen okuyasın diye” tarzı yaklaşımlardır. Her iki durumda
da öğrenci üzerinde bir baskı oluşmakta ve sınav stresi gelişebilmektedir.
Sınav sırasında düşünce akışı şu şekilde
gerçekleşmektedir; öğrenci daha sınav başlar başlamaz, bu sınavda başarılı
olmalıyım yoksa annem babam çok üzülür, arkadaşlarımın yüzüne nasıl bakarım gibi bir düşünceye
kapılır ve asıl, sorularla uğraşması gerekirken sınav sonrasına ilişkin düşünceler
geliştirmeye başlar. Birde sınav sırasında birkaç zor soruyla karşılaşır ve
yapamazsa bu defada “ya diğer sorularda böyle zorsa
ve ben onları yapamazsam rezil olurum, hayatım kararır”, şeklinde düşünceler
gelişmeye başlar ve aslında sakin bir şekilde ele alındığında rahatlıkla
çözülebilecek sorular yanlış düşünce akışı nedeniyle çözülemez ve istenmeyen
sonuçlar meydana gelir.
Burada şüphesiz ailelere de büyük rol
düşmektedir. Anne baba tutumu daima öğrenciyi destekler tarzda olmalıdır. Bence
öğrenciye verilecek mesaj direk şu olmalıdır: “bu sınav her şeyin sonu demek
değildir, başarısız olsan da önüne bir çok fırsatlar çıkacaktır, sınavı
kazansan da kaybetsen de sen bizim çocuğumuzsun sırf bu nedenden dolayı seni
çok seviyoruz”. Bu ifadeleri maalesef bir çok aile kullanamamaktadır. Zaten
sınava giren öğrencilerin ancak %10’unun iyi bir yere yerleşeceği sınavda kendi
adına gerginlik hisseden öğrenciler, birde ailelerin direk yada dolaylı
baskıları nedeniyle strese kapılmakta ve gerçek performanslarını
sergileyememektedirler.
Gelin şimdide,sınav stresini nasıl
yenmeliyiz? sorusuna cevap arayalım. Bu konuyu zihinsel çalışmalar ve bedensel
çalışmalar olarak iki kısımda inceleyebiliriz.
Zihinsel Çalışmalar:
Yukarıda da değindiğim gibi sınav ve sonrası
için olumsuz düşünceler geliştirmeyi engelleyerek işe başlamalıyız. Her şeyden
önce şunu iyi bilmeliyiz ki, gerek öss olsun gerekse
diğer sınavlar asla bir kişilik testi değildir. Bu nedenle sonuçları asla
kişiliğimizle ilişkilendirilmemelidir. Bir çok sınavda başarısız olunabilir bu
bizim kişilik zafiyeti içinde olduğumuzu göstermez. Çünkü burada ölçülen
kişilik değil bilgidir. Aksi düşünülseydi ancak % 10’unun iyi bir yerlere
girdiği ve % 90’ının amacına ulaşamadığı bir sınavda “kişilik zafiyeti”
olanların oranı bizi endişelendirmeliydi diye düşünüyorum. Diğer bir konu, bu
sınav asla bir ölüm kalım sınavı değildir. Sınavda başarılı olmak ve hayatımıza
bu yönde şekil vermek yollardan sadece bir tanesidir. Yaşam insanların önüne
bir çok seçenek sunmaktadır. İlgilerimiz, yeteneklerimiz doğrultusunda -öss’yi kazanamasakta- başarılı
olabileceğimiz bir çok alan vardır. Hayatta mutlu olmak için mutlaka öss’yi kazanmak şart değildir. Üniversite okumamış ancak
mutlu yaşayan birçok insan vardır. Çevremize baktığımızda bu insanları çok
rahat görebiliriz. Diğer bir düşünmemiz gereken konu gerek sınav öncesinde
gerekse sınav sırasında olumsuz düşünceler içinde olmamızın bize ne faydasının
olacağını iyi düşünmemiz gerekmektedir. Gerek sınav öncesinde gerekse sınav
sırasında olumsuz düşünceler geliştirmiş ve başarılı olmuş kaç insan vardır
sizce?
Bedensel Çalışmalar:
Bedensel çalışmaların en başında tabi ki
nefes egzersizi gelmektedir. Yaşanan stres sırasında kan bedenin iç kısımlarına
çekilir. Bu nedendendir ki el ve ayaklarda soğuma meydana gelir. Vücudun her yerine
kan ve oksijen gidebilmesi için yaşanan stres sırasında nefes egzersizi yapmak,
sağlıklı değerlendirme yapabilmek ve stresi yenmek için önemli bir konudur.
Peki nefes egzersizi nasıl yapılır? Sağ elinizin avuç içini midenize, sol
elinizin avuç içini göğsünüze koyun. Nefes aldığınızda sağ eliniz hareket
ediyorsa doğru nefes alıyorsunuz demektir. Vücudumuzun oksijen ihtiyacını
karşılayabilmek için burundan yavaş bir şekilde nefes alarak akciğerlerimizi
tamamen doldurmamız, havayı içimizde iki saniye tutmamız ve nefes alırken geçen
sürenin iki katı sürede nefesimizi dışarı vermemiz gerekmektedir. Dört beş
normal nefesten sonra tekrar aynı şekilde nefes alıp vermemiz gerekmektedir.
Nefes egzersizini bir anda iki defadan fazla yapmamamız gerekmektedir. Çünkü bu
defada vücuda giren oksijen miktarında artış olacağından baş ağrısı veya baş
dönmesi yaşanabilecektir. Bu şekilde gün içerisinde 40-45 defa bu şekilde nefes
alıp vermemiz kaygıyı azaltacak ve hatta zamanla bizim için tehlikeli olmaktan
çıkartacaktır.
Bedensel çalışmaların ikincisi de fiziksel
egzersizlerdir. Her gün yapılan 15-20 dakikalık fizik egzersiz, bu sırada
vücutta salgılanan birtakım maddeler nedeniyle bedensel açıdan rahatlamak ve
iyi bir öğrenme gerçekleştirmek için gereklidir. Fiziksel egzersiz koşma,
zıplama vs. gibi yorucu olmamalı, daha çok eğilip kalkma, sağa sola esneme
şeklinde olmalıdır. Birde günlük yapılan yarım saatlik yürüyüş hem bedensel
sağlık hem de stresi yenme konusunda fayda sağlayacaktır.
Bir
başka yazıda görüşmek üzere…
Psikolojik Danışman