Sınıfta
Davranış Kontrolü
Birçok öğretmenimiz, branşlarıyla ilgili tüm
bilgi ve becerilerle donatıldıkları halde derse girdiklerinde sınıfta bulunan
öğrencileri kontrol etmekte zorlanırlar. Buradan çıkartabileceğimiz en kestirme
sonuç şudur; öğretmenlik yapabilmek için salt branş bilgisi yetmemektedir. İyi
öğretmenlik yapabilmek için branş bilgisi yanında davranış yönetmeyi de bilmek
gerekmektedir. Bu da eğitim fakültelerinde pedagojik formasyon dersleri adı
altında verilebilmektedir. Ancak burada şunu da ifade etmekte yarar
görmekteyim: üniversitelerimizde veriler pedagoji eğitimi teoriden ibaret
kalmakta tam anlamıyla pratiğe dökülememektedir. Şüphesiz bunun bir çok nedeni
vardır. Bu nedenleri burada tartışmak istemiyorum. Şimdi gelin davranış
yönetmenin nasıl gerçekleşebileceği üzerinde duralım.
Davranış yönetmenin belli başlı kuralları
bulunmaktadır. Bunlar;
1.Her şeyden önce öğretmen branşında yeterli
olmalıdır. Bu, sınıfın öğrenmek için hazır olmasında en büyük etkendir.
2.Öğretmen davranışlarında tutarlı
olmalıdır. Çünkü öğrenciler, öğretmenin neye kızıp neye kızmadığını
kestiremedikleri zamanlarda neye göre davranacaklarını bilemezler. Bu da sınıf
içerisinde disiplinsiz davranışlara neden olur. Bu konuya değinmişken şunu da
hatırlatmadan geçemeyeceğim, okullarda disiplinsiz
davranışların bir nedeni de öğretmenler arasında, hangi davranışa olumlu, hangi
davranışa olumsuz tepki verileceği konusunda, bir standardın
oluşturulamayışıdır.
3.Sınıf içerisinde öğretmen ders anlatırken,
sınıfın, tamamıyla, göz teması kurmaya özen göstermelidir. Bu da şu şekilde
yapılabilir; sınıfın tamamı hayali olarak dört parçaya bölünür ve ders
anlatırken sırasıyla bu parçalara bakılarak anlatılır. Bu, sınıfla göz teması
için yeterli bir davranıştır. Ancak öğretmen bire bir diyalogda bulunduğu
öğrenciyle göz teması kurmayı ihmal etmemelidir.
4.Öğretmen rahatsız olduğu davranışı ilgili
öğrenciye, ben dilini kullanarak ifade etmelidir. Bu da şu şekilde yapılabilir;
öğretmen istenmeyen davranıştan nasıl olumsuz etkilendiğini öğrenciye
aktarmalıdır. Örnek olarak, “ben ders anlatırken senin arkadaşınla konuşman
dikkatimi dağıtıyor” gibi. Üzülerek ifade etmeliyim ki birçok öğretmenimiz
öğrencinin davranışından daha çok kişiliğine eleştiri getirmekte, onu
arkadaşlarının içinde adeta küçük düşürmektedir. Böylece de sınıfta istenmeyen
öğrenci davranışları körüklenmektedir.
5.İstenmeyen öğrenci davranışları,
dayanılmayacak boyutlarda değilse görmezlikten gelinebilir. Çünkü özelliklede
sınıf başarı ortalamasının altındaki öğrenciler olumlu özellikleri nedeniyle
dikkat çekemedikleri zaman olumsuz davranışlarıyla dikkat çekmeye çalışırlar.
Öğretmenlerimizin bu durumda öğrenciye tepkide bulunmaları adeta öğrencinin
ekmeğine yağ sürmek anlamı taşımaktadır. Ancak mutlaka tepki (ceza) verilmesi
gerekiyorsa olumsuz davranıştan hemen sonra verilmelidir. Çünkü öğrenci hangi
davranışının cezalandırıldığını ayırt edebilmelidir. Bu şekilde olumsuz
davranış söndürülebilir. Buradaki ceza kavramından dayak anlaşılmamalıdır.
6.İstendik öğrenci davranışları, anında
görülmeli ve olumlu tepki( ödül) verilmelidir. Öğretmenlerimiz bu şekilde tepki
sergiledikleri takdirde olumlu davranış pekiştirilmektedir. Yine burada dikkat
edilmesi gereken konu, olumlu davranıştan hemen sonra olumlu tepki (ödül)
verilmelidir. Çünkü öğrenci, öğretmeni tarafından hangi davranışının
ödüllendirildiğini ayırt edebilmelidir.
7. Asla ve asla, bir öğrenci, ne kendi
sınıfından ne de başka bir sınıftan bir öğrenciyle kıyaslanmamalıdır. Bazı
öğretmenlerimiz bir sınıfın önünde, başka bir sınıfın öğrencilerini övmekle,
öğrencileri ders çalışma ve örnek davranışlar gösterme konularında
kamçıladıklarını düşünürler. Bu son derece yanlış bir davranıştır. Şu hepimiz
tarafından bilinmektedir ki kıyaslanmak hiç birimizin hoşuna gitmez.
Konuyu toparlayacak olursak sınıfta
gösterilen olumsuz davranışların sorumluluğunu tek başına öğrencilere yüklemek
haksızlık olur. Aslında, bir öğretmen, sınıfın genel havasını iyi gözlemeli ve
gerekli yerlerde müdahalelerde bulunarak (espri yapma, fıkra anlatma, gerekli
tepkileri zamanında verme gibi) sınıfın kontrolünü elinde tutmalıdır. Etkili
öğretmenlik, başlı başına bir eğitim konusu olmakla birlikte, burada sadece
sınıfta davranış kontrolü ele alınmıştır.
Bir başka yazıda görüşmek üzere…
Psikolojik Danışman