Aslında Güzel Şeyler Oluyor

Bizler okul sıralarından geçerken özellikle ilköğretim ve lise yıllarında bu günkü profesyonel anlamda bir rehberlik hizmetinden söz etmek imkansızdı. Çok öncelerden değil seksenli yıllardan söz ediyorum. Bu günkü otuzlu yaş kuşağının ve daha sonrasının büyük bir bölümünün iyi bir yönlendirmeyle bu günkü ortamlarını oluşturdukları tezi sanırım hepimizin hem fikir olacağı bir şekilde doğrulanamayacaktır. Bu günkü yetişen nesile baktığımızda okul seçiminden tutunda gittikleri okulda seçecekleri alan/bölüme varıncaya kadar profesyonel manada bir yönlendirmeye tabi tutulmaktadırlar. Bu şüphesiz yetişen nesil ve ülkemizin geleceği açısından son derece sevindiricidir.

Bir insan yaptığı işi severse ancak işinde başarılı ve hayatında mutlu olur. Bu seçeceği eş içinde aynen geçerlidir. İnsan eşini severse ancak evliliğinde başarılı ve hayatında mutlu olur. Benim lise dokuzuncu sınıfta alan/bölüm seçimi aşamasında bulunan öğrencilerime söylediğim bir şey var. Kişisel yetenekleriniz ve ilgilerinizle seçmeyi düşündüğünüz alan/bölümün temel derslerindeki başarınız birbirlerini destekliyorsa o alan/bölümü seçin, aksi halde alan/bölümün ve devamında seçeceğiniz mesleğin popülerliği sizi o alana yönlendirmesin. Bu şekilde ilginiz, yeteneğiniz ve başarınız olmadan alan/bölüm seçimine yaklaşırsanız aslında hiç istemediğiniz ve belki de yapamayacağınız bir mesleği seçmiş olursunuz. Mutsuz bir, doktor,mühendis ya da öğretmen olursunuz. Her gün sabah söylenerek işe gidersiniz. Allah  kahretsin yine sabah oldu ve işe gideceğim dersiniz. Kendiniz mutlu olamadığınız gibi çevrenizdeki insanları da mutlu edemezsiniz. Bu mutsuzluğunuz ev ve iş ortamınızı olumsuz etkiler. Evet karar sizin.

Haksız mıyım dostlar? Hepimiz hastanelerde, okullarda, işletmelerde mutsuz insanlarla karşılaşmıyor muyuz? Bu mutsuz insanların verdiği hizmetten kim ne kadar yararlanabiliyor? Öğretmenler odasında otururken bu kadar maaşa bu kadar iş sözlerini çoğumuz duymuyor muyuz? Çevremiz yaptığı işten daha çok aldığı parayı düşünen insanlarla dolu değil mi?

Geçenlerde bir bilgisayar mühendisi dostumla sohbet ediyoruz. Hiçbir zaman bu işi sevmedim diyor. Ekonomik açıdan bir problemim yok, teknolojiyi yakından takip etmek çok güzel ama ben bilgisayar mühendisi olmak istemezdim, ben matematik öğretmeni olmak isterdim diyor. Diğer taraftan baktığımızda üniversite tercihleri döneminde bilgisayar mühendisliği ön sıralarda yer alıyor. İşte bu gerçeğin ta kendisi, bir iş yetenek ve ilgi olmadan yapılamaz. Yapmaya mecbur olduğunuzda da mutsuz olursunuz.

Ama artık bu sözünü ettiğim olumsuzluklar yavaş yavaş azalmaya başladı. Rehberlik anlamında güzel şeyler oluyor. Biz psikolojik danışmanlara, odalarında oturuyorlar, bir iş yapmıyorlar, suçlamalarını yöneltenler bu gerçeği göremeseler de gelecek yıllar daha güzel gelişmeleri de beraberinde getirecektir. Bu başarı sadece bizim değil elbette ama şunu kabul etmek gerekir ki aslan payı biz psikolojik danışmanların.

 

Bir başka yazıda görüşmek üzere sevgiyle kalın…

 

Ahmet GÜNAY    

Psikolojik Danışman                                                                                                                                                                               

 

pdrservisi@gmail.com

 

Ana sayfa